|
Sivas Belediyesi İç Denetçisi Özay YILDIRIM - İÇ DENETİM SİSTEMİNDE UYGUNLUK DENETİMİ
5018 Sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu ile kamuda denetim, dış denetim ve iç denetim olarak tanımlanmış; dış denetimin Sayıştay’ca iç denetimin ise iç denetçiler eliyle yürütüleceği hüküm altına alınmıştır. Kanunun 63. maddesinde: İç denetim, kamu idaresinin çalışmalarına değer katmak ve geliştirmek için kaynakların ekonomiklik, etkililik ve verimlilik esaslarına göre yönetilip yönetilmediğini değerlendirmek ve rehberlik yapmak amacıyla yapılan bağımsız, nesnel güvence sağlama ve danışmanlık faaliyeti olarak tanımlanmıştır. İç Denetçilerin Çalışma Usul ve Esasları Hakkındaki Yönetmelik’in 8. maddesinde İç Denetimin; uygunluk denetimi, performans denetimi, mali denetim, bilgi teknolojileri denetimi ve sistem denetimini kapsadığı belirtilmiştir.
Ayrıntılar için tıklayınız
Maliye Bakanlığı Gelirler Başkontrolörü Altar Ömer ARPACI - SPORDA SPONSORLUĞUN VERGİSEL BOYUTU
Sporun teşviğine ilişkin çeşitli düzenlemeler olduğu gibi vergisel teşvik düzenlemeleri de mevcuttur. Sportif faaliyetlerin ve sporcuların kaynak sorunlarının çözülmesi ve desteklenmesi amacıyla yapılan düzenlemelerine ilişkin 5105 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 13.03.2004 tarih ve 25401 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmak suretiyle yürürlüğe girmiştir.
5105 sayılı Kanun öncesi uygulamada 3289 sayılı Kanun’un 4644 sayılı Kanun ile değişik Ek 3. maddesinde Genel Müdürlüğün gençlik spor hizmet ve faaliyetlerini desteklemek amacıyla özel ve tüzel kişilere sponsorluk yapabileceği, sponsorların uluslararası resmi spor organizasyonları ile Genel Müdürlükçe uygun görülen spor tesisleri için yapacakları ayni ve/veya nakdi harcamaların 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’na göre gider sayılacağı belirtilmişti.
Ayrıntılar için tıklayınız
Dr. Fatih SARAÇOĞLU - MOBİL İLETİŞİM ÜZERİNDEKİ VERGİ YÜKÜNÜN ANALİZİ VE YARATTIĞI SORUNLAR
Mobil iletişim; iletişim sistemleri içinde en yeni, gelişmiş ve popüler olanıdır. Güvenli ve kaliteli hizmet sunumu tüketicileri mobil telefonların kullanımına itmektedir. Bunun yanında iletişimi kolaylaştırmakta ve mesafeleri en aza indirmektedir. Haberleşme alanında insanlara kolaylıklar sağlamakta, Dünya üzerinde bir dolaşım ve seyahat serbestliği ile mekân özgürlüğü tanımaktadır .
Dünyada bilgisayar kullanan ve seyahat eden nüfusun hızla artması ile mesleki ve kişisel yaşam arasındaki çizginin belirginsizleşmesi (home Office) ile mobil haberleşme modern hayatın vazgeçilmez bir parçası olmuştur
Ayrıntılar için tıklayınız
Edirne Defterdarı Mustafa CEYLAN - YENİ MALİ YÖNETİM VE KONTROL SİSTEMİNDE İÇ
KONTROL VE BİR UNSURU OLARAK ÖN MALİ KONTROLÜN TAŞRADAKİ SORUNLARI
Kamu mali yönetim sistemimiz 1927 yılında çıkarılan 1050 sayılı Muhasebe-i
Umumiye Kanunuyla düzenlenmiş, söz konusu kanun az sayıda değişiklikle, 5018
sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu yürürlüğe girene kadar, kamu mali
yönetimini düzenleyen temel kanun olma niteliğini sürdürmüştür. 1050 sayılı
kanunun günümüz koşullarında ihtiyaca cevap vermediği kabul edilerek; kalkınma
planları ve programda yer alan politika ve hedefler doğrultusunda kamu
kaynaklarının etkili,ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve
kullanılmasını, hesap verilebilirliği ve mali saydamlığı sağlamak üzere kamu
mali yönetiminin yapısını ve işleyişini, kamu bütçelerinin hazırlanmasını,
uygulanmasını, tüm mali işlemlerin muhasebeleştirilmesini, raporlanmasını ve
mali kontrolü düzenlenmek amacı ile 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol
Kanunu 01.01.2006 tarihinde yürürlüğe konulmuştur.
Ayrıntılar için tıklayınız
Muhasebat Kontrolörü Abdullah KOÇ - ÖZEL UZMANLIK
SİSTEMİNE ELEŞTİREL BİR BAKIŞ
Bilindiği üzere, son dönemlerde Maliye Bakanlığı yeni oluşumlar içerisindedir.
Bunun ilk ayağı Gelirler Genel Müdürlüğünün ayrı bir Başkanlık şeklinde
örgütlenmesidir. Daha sonraki aşamada ise Bakanlık içerisinde ve Gelir İdaresi
Başkanlığında yapılan özel sınavlarla, son üç yıl içerisinde olumlu sicil alan
personelin muhasebe, milli emlak ve gelir uzmanı olarak atanmasına Muhasebe,
Milli Emlak ve Gelir Uzmanlığı Görev, Çalışma ve Atama Yönetmeliklerinde yapılan
yönelik Yönetmeliklerde yapılan değişikliklerle imkan verilmiştir. Bu amaçla ilk
etapta 750 adet Muhasebe Uzmanı, 600 adet Milli Emlak Uzmanı ve 2500 adet Gelir
Uzmanın yapılacak sınavlarla kurum içinden alınması amaçlanmıştır. Yapılan özel
uzmanlık sınavları sonuçlandırılmış ve sınavlarda başarı gösterenlerin atamaları
yapılmaya başlanmıştır.
Ayrıntılar için tıklayınız
Muhasebat Kontrolörü Erkan KARAARSLAN - TEK HAZİNE
HESABI SİSTEMİ NİÇİN DEĞİŞTİRİLMEMELİ YA DA TEK HAZİNE HESABI SİSTEMİNİN BENZERİ
BİR ÖDEME SİSTEMİ NİÇİN KURULMALI
Tek hazine hesabı sisteminin esası, sistem kapsamına alınan muhasebe
birimlerinin yapacakları ödeme ve tahsilat işlemleri sonunda ortaya çıkacak
nakit fazlası veya nakit ihtiyacının bankalar tarafından kendiliğinden merkeze
hesaben mal edilmesini sağlamaktır. Sisteme dahil edilen muhasebe birimleri,
banka hesaplarında yeterli para olup olmadığını aramaksızın bütün ödemelerini
bekletmeden yaparlar. Sistem esas olarak Merkez Bankası ve onun muhabir bankası
Ziraat Bankası aracılığıyla yürütülmektedir.
Ayrıntılar için tıklayınız
Muhasebat
Kontrolörü Mustafa İNAL - ÖDENEK ÜSTÜ HARCAMA YAPILMASI DURUMUNDA UYGULANA(MAYA)CAK
MALİ YAPTIRIM
Bu çalışmada; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa göre,
ödenek üstü harcama yapılması durumunda uygulanacak mali yaptırım
tartışılacaktır. Öte yandan tartışmada, konunun daha iyi anlaşılabilmesi için
soru-cevap yöntemi tercih edilmiştir (!) 5018 sayılı Kanunun amacı nedir? Bu
Kanunun amacı, kalkınma planları ve programlarda yer alan politika ve hedefler
doğrultusunda kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde elde
edilmesi ve kullanılmasını, hesap verebilirliği ve mali saydamlığı sağlamak
üzere, kamu mali yönetiminin yapısını ve işleyişini, kamu bütçelerinin
hazırlanmasını, uygulanmasını, tüm mali işlemlerin muhasebeleştirilmesini,
raporlanmasını ve mali kontrolü düzenlemektir.
Ayrıntılar için tıklayınız
Muhasebat Kontrolörü Kadir CABUR - YAKLAŞIK MALİYETİ
YANLIŞ TESPİT EDİLEN İHALELERDE HATALI İŞLEMİN SÖZLEŞME İMZALANDIKTAN SONRA
ANLAŞILMASI HALİNDE YÜKLENİCİ FİRMANIN DURUMU
Günümüzde devletin görev ve sorumluluk alanları yapısal dönüşüme uğramış, bir
yandan devletin ekonomideki doğrudan ağırlığı azalırken diğer yandan sosyal
devlet anlayışındaki gelişmeler doğrultusunda devletten beklenen görevlerde
artış olmuştur. Buna paralel olarak devletin ekonomideki dolaylı ağırlığı da
artmıştır. Bilindiği üzere devletin üstlendiği görevleri yerine getirirken
ihtiyaç duyduğu mal ve hizmet alımlarını 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu
düzenlemektedir. Kamu İhale Kanunu hükümleri doğrultusunda mal ve hizmetler
temin edilirken bazen sıkıntılar yaşanmakta, Kanun...
Ayrıntılar için tıklayınız
İç Denetçi Taner ERASLAN - BELEDİYE MALVARLIĞI
HACZEDİLEBİLİR Mİ?
Doktrinde haciz işlemi, takip prosedüründe takibin kesinleşmesinden sonra,
satıştan önceki aşamayı ifade eden ve satış talep etme imkanı veren işlem olarak
tanımlanmaktadır.[1] Alacaklı bu yolla, borçlunun malvarlığına hukuken el
koymaktadır. Ancak, borçlu bir kamu idaresi ise, haczin yapılması kamu yararını
zedeleyecek, yapılmaması kişi hakkını kullanılamaz hale getirecektir. Bir
Anayasa Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere[2]; “İnsanı öne çıkaran çağdaş
demokrasilerde, kamu yararı gerekçesiyle de olsa kişi haklarını tümüyle
kullanılamaz hale getirebilecek düzenlemelere izin verilmemekte, bu konuda adil
bir denge kurulmasına özen gösterilmektedir” denilerek, kamunun borcuna sadık
olmaması durumunda takibin yapılmasındaki güçlük anlatılmaktadır.
Ayrıntılar için tıklayınız
Muhasebat Kontrolörü Barış AKAR - SAĞLIK UYGULAMA TEBLİĞİ İLE GETİRİLEN
DEĞİŞİKLİKLER
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanlığının “Emekli ve Malullük Aylığı Bağlanmış
Olanlara, Bunların Kanunen Bakmakla Yükümlü Bulundukları Aile Fertleri, Dul ve
Yetim Aylığı Alanların Muayene ile Tedavileri Hakkında Yönetmelik” te yaptığı
değişiklik, 25.05.2007 tarih ve 26532 sayılı Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında
yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yönetmelik uyarınca, sağlık yardımı SGK tarafından
karşılanan kişilerin sağlık kurum ve kuruluşlarında yapılan tedavilerine ait
ücretler ile tedavi yardımlarının verilmesine ilişkin usul ve esaslar SGK Sağlık
Uygulama Tebliği ile belirlenecek...
Ayrıntılar için tıklayınız
Muhasebat Genel Müdürlüğü Şube Müdürü Ramazan YILMAZER
- TAŞINIR MAL YÖNETMELİĞİ VE UYGULAMADA KARŞILAŞILAN SORUNLAR
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun 44’üncü maddesi hükmü
gereğince Maliye Bakanlığınca hazırlanan Taşınır Mal Yönetmeliği, 2006/11545
sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 18.1.2007 tarihli 26407 sayılı Resmi Gazetede
yayımlanarak yürürlüğe konulmuştur.
Bu yazımızda, taşınır mallara ilişkin olarak kamu idarelerine kanunla verilen
görev ve sorumluluklar, Taşınır Mal Yönetmeliğinin getirdiği yeni esaslar,
taşınır işlemlerinde görevli ve sorumlu olan kamu görevlileri, kayda esas belge
ve değerin ne olacağı, taşınır mal yönetim hesabının verilmesi ve mal kesin
hesabı hakkında açıklamalarda bulunulacak, ayrıca, Yönetmelik hükümlerinin
uygulanmasında karşılaşılan sorunlar üzerinde durulacaktır.
Ayrıntılar için tıklayınız
Muhasebat Başkontrolörü Yusuf PARMAKSIZOĞLU - SİSTEMİ
BOZMAK
Kamu hukukunda personel aylıklarında kullanılan kavramlardan iki tanesi “devlet
memuru aylığı” ve “en yüksek devlet memuru aylığı”dır. Bu kavramlar özellikle
memur aylıkların hesaplanmasında önem arz etmektedir. Bu kavramlara 2006 yılı
Temmuz ayında yapılan mevzuat değişikliği ile “kıstas aylık” kavramı
eklenmiştir. Ancak, bu kavram uygulamada “yeni bir açılım” değil, kamu
personelinin zaten bozuk olan maaş dengesini daha da bozan bir kavram olarak
dikkatimizi çekmektedir.
İşte, bu yazıda, kamu personelinin özlük haklarında “ikilik” yaratan kamu
personelinden bazı kesimlere yapılan iyileştirmeler tartışılacaktır.
Ayrıntılar için tıklayınız
Muhasebat Kontrolörü Mehmet KOÇDEMİR - DENETİM ÜZERİNE KAVRAM KARGAŞALARI: ÜLKE
ÖRNEKLERİ
Denetim her yerde denetimdir diyerek mi başlasak yoksa, teftiş, denetim, iç
denetim, soruşturma, inceleme, araştırma, gözetim nedir diye mi başlasak,
hangisi hangimizi tatmin eder bu bile karışık. Bir başka mesele de bu
faaliyetler birer fonksiyon mudur yoksa bir kadronun gereği midir? Ya da Avrupa
Birliği uygulamaları ve yeni yaklaşımlara uyar denen noktalarda, hayır uymaz
olarak alınan cevaplar ne kadar yerindedir? Aşağıda bazı ülke örnekleri ve
uygulamalarından söz ederek bu karmaşayı biraz olsun daha anlaşılır noktaya
taşımaya çalışacağız. Tabi bunu yaparken çok iddialı olarak dünya
uygulamalarının tamamını kavrayacak bir yaklaşım içinde olmayacağız. Amacımız
okuyucuya çeşitli ülke örneklerinden uygulamalar sergileyerek bu konuda yeni
ışıklar sunabilmektir.
Ayrıntılar için tıklayınız
Hüseyin ARICI, Sayıştay üyesi - 5018 SAYILI KAMU MALİ
YÖNETİM VE KONTROL KANUNUNDA MADDİ HATA
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 61 inci
maddesinin üçüncü fıkrası ile muhasebe yetkililerinin ödeme emri belgesi ve eki
belgeler üzerinde yapacağı kontroller arasında yer alan ve muhasebe yetkilisinin
idari, mali ve cezai sorumluluğunu gerektiren, “maddi hata” hususu tartışılmaya
devam etmektedir.* Bilindiği üzere, mülga 1050 sayılı Kanunun 81 inci maddesinin
(d) bendinde de aynı görev ve sorumluluk saymanlara yüklenilmiş idi.
Ayrıntılar için tıklayınız
Yrd. Doç. Dr.
Fatih SARAÇOĞLU -
KURUMLAŞMA AÇISINDAN
VERGİ DÜZENLEMELERİNDEN KAYNAKLANAN SORUNLAR
Kurumlaşmanın teşvik edilmesi ve işletmelerin belirli hukuki statülere
yönlendirilebilmesi amacıyla sistemde yer verilen vergi ayrıcalıkları çeşitli
sorunları da beraberinde getirmektedir. Bu açıdan belirli işletme türlerindeki
yoğunlaşmalar, işletmelerin kayıt dışına kaydırılması, tüzel kişilik perdesine
sığınılması, çifte vergilendirme, verginin yansıtılabilirliği ve verginin
yönlendirdiği birleşmeler dikkat çekmektedir.
Ayrıntılar için tıklayınız
Araştırma Görevlisi Cem Barlas ARSLAN -
YOLSUZLUĞUN
NEDENLERİ VE ETKİLERİ
Yolsuzluklar tüm dünyanın, özellikle de az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin
temel problemleri arasında yer almaktadır. Son dönemlerde küresel bir sorun
haline gelen yolsuzluklar; yönetimde, ekonomide, kalkınmada, kültürel ve sosyal
yapıda ciddi boyutta bozulmaya sebep olmaktadır. Yolsuzlukların çok çeşitli
nedenleri olmakla birlikte ülkelerin siyasal, sosyal ve ekonomik yapıları
yolsuzluk olaylarını ortaya çıkarmaktadır.
Ayrıntılar için tıklayınız
Muhasebat
Kontrolörü Erkan KARAARSLAN - DÖNEM SONU İŞLEMLERİ ÖNCESİNDE YAPILMASI GEREKEN
İŞLEMLER
Muhasebenin süreklilik ilkesi gereği kamu idarelerinin faaliyetleri, herhangi
bir zaman sınırlamasına tabi olmaksızın sürdürülür. Sınırsız kabul edilen kamu
idarelerinin ömrü, faaliyetlerin sonuçlarının görülebilmesi bakımından çeşitli
dönemlere ayrılır. Bu ayrım da Dönemsellik ilkesinin bir gereğidir. Genel
Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinde dönemsellik, “Kamu idarelerinin faaliyetleri,
belirli dönemlerde raporlanır ve her dönemin faaliyet sonuçları diğer
dönemlerden bağımsız olarak saptanır.” şeklinde tanımlanmaktadır.
Ayrıntılar için tıklayınız
Muhasebat
Kontrolörü Abdullah KOÇ - ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİ NASIL UYGULANACAK
4 Nisan 2007 tarih ve 26483 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5615 Sayılı Gelir
Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 2 nci
maddesiyle ücretlilere vergi iadesi uygulaması kaldırılmıştır. Yapılan bu
düzenleme ile “asgari geçim indirimi” uygulamasına geçilmiştir. Bu çalışmamızda
asgari geçim indirimi uygulamasının nasıl yapılacağı, asgari geçim indirimi ile
ücretlerde vergi indirimi uygulaması karşılaştırılarak ücretlilere yansımasının
nasıl olacağı açıklanacak ve vergi sistemimiz üzerinde doğuracağı olası etkiler
değerlendirilecektir.
Ayrıntılar için tıklayınız
|