ANA SAYFA   |   YAYINLARIMIZ   |   MEVZUAT   |   PRATİK BİLGİLER   |   SORU-CEVAP   |   İLETİŞİM   

 

 
   

 
   

   

  E-MAKALE

Manisa Vergi Dairesi Başkanlığı Vergi Denetmeni Volkan AKSOYOĞLU - DÖNEM SONU DEĞERLEME İŞLEMLERİNDE ÖZELLİK ARZ EDEN VE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR
Ticari kazancın doğru olarak tespiti ve bu şekilde ticari kardan mali kara ulaşmada dönem sonu envanter ve değerleme işlemlerinin ve bunların muhasebe kayıtlarının doğru ve eksiksiz olarak yapılması önemlidir. Çünkü dönem sonunda yapılan envanter ve değerleme işlemleri doğrudan ticari kazancı ve dolayısıylada vergiye tabi matrahı etkilemekte ve yapılan hatalar sonucu mükellefler daha sonra cezai müeyyide ile karşılaşabilmektedirler.
Ayrıntılar için tıklayınız

Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Sekreteri Ayhan GÖKDEMİR - YENİLEME FONU UYGULAMASI VE ÖZELLİK ARZ EDEN HUSUSLAR
2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu 31.maddesine göre saat ücret karşılığı görevlendirilen öğretim elemanlarından, sosyal güvencesi olmayanlar ile emekli olup görevlendirilenlere ödenen ek ders ücretlerinden, 28 Ağustos 2008 tarih, 26981 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Sosyal Sigortalar İşlemleri Yönetmeliği”nin 9.maddesinin f bendine göre “Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen kurslarda usta öğretici olarak çalıştırılanlar, kamu idarelerinde ders ücreti karşılığı görev verilenler ile 14.07.1965 tarihli ve 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunun 4 üncü maddesinin ( c) bendi kapsamında çalıştırılanların” kapsama alındığı belirtilerek SSK primi kesilmesi yasal bir zorunluluk haline getirilmiştir.
Ayrıntılar için tıklayınız

Vergi Denetmeni İlhan ÇETİN - YENİLEME FONU UYGULAMASI VE ÖZELLİK ARZ EDEN HUSUSLAR
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 328. ve 329. maddelerinde yenileme fonuna ilişkin düzenlemeler yer almakta ve bu maddeler gereğince belli şartların yerine getirilmesi halinde mükellefler yenileme fonu uygulamasından yararlanabilmektedirler. Buna göre VUK’nun 328’nci maddesinde; satışı yapılan amortismana tabi iktisadi kıymetin (ATİK) yenilenmesi işin mahiyetine göre zaruri ise veya işletme yöneticileri tarafından bu konuda karar alınmış ve girişimde bulunulmaya başlandıysa, söz konusu ATİK’in satışından elde edilen kar pasifte geçici bir hesapta azami üç yıl süre ile tutulabilir. Yine aynı şekilde VUK’nun 329’ncu maddesine göre de, yangın, deprem, sel, su basması yüzünden tamamen yada kısmen ziyaa uğrayan ATİK için alınan sigorta tazminatı, yine söz konusu ATİK’in yenilenmesi işin mahiyetine göre zorunlu ise ve işletme yöneticileri tarafından karar alınmış ve girişimde bulunulmaya başlandıysa, alınan tazminat fazlası pasifte geçici bir hesapta azami üç yıl süre ile tutulabilir.
Ayrıntılar için tıklayınız

Cem Barlas ARSLAN - Mükellefin Ödevlerinin Amaç ve Kapsam Açısından Değerlendirilmesi
Vergi; devletin kamu giderlerini karşılamak ve kaynak yaratmak amacıyla, egemenlik gücüne dayanarak cebren ve karşılıksız olarak aldığı iktisadi değerler olarak ifade edilebilmektedir. Tanımda da dikkat çekeceği üzere verginin iki tarafı bulunmaktadır. Bu taraflardan biri devlet, diğer taraf ise kişiler, yani vergi mükellefleridir. Karşılıklı bu ilişkide devletin vergiye ilişkin görevi; vergilendirme sürecinin hakkaniyete uygun, mali ve sosyal amaçları gözeterek, hukukun belirlediği sınırlar içerisinde yapılması iken; verginin diğer tarafı olan mükellefler için ise temel olan görev vergiyi ödemek suretiyle vergi ödevini tam olarak yerine getirmektir.
Ayrıntılar için tıklayınız

Dr. Fatih SARAÇOĞLU - BİRİNCİ VE İKİNCİ SINIF TÜCCARLAR, SINIF DEĞİŞTİRME VE ANALİZİ
Ticari kazanç elde eden mükelleflerin vergiye tabi olması esas olmakla birlikte, bazı mükellefler vergi dışında tutulmaktadır. Farklı bir ifadeyle, ekonomik ve sosyal koşullara göre bir kısım mükellefler ve vergi konuları vergi dışında tutulmakta; mükelleflere bazı indirimlerden yararlanma olanağı tanınarak ödeme gücü ilkesinin gerekleri yerine getirilmeye çalışılmaktadır. Gelir vergisi uygulamasında, vergi kapsamına girmekle birlikte, vergi ödeme gücü bulunmadığı varsayılan, ekonomik ve sosyal açıdan koruma amacı güdülen ve vergilendirme maliyeti yüksek olan bir ticaret erbabı kitlesi esnaf muaflığı kapsamında vergiden muaf tutulmaktadır.
Ayrıntılar için tıklayınız

Sivas Belediyesi İç Denetçisi Özay YILDIRIM - İÇ DENETİM SİSTEMİNDE UYGUNLUK DENETİMİ
5018 Sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu ile kamuda denetim, dış denetim ve iç denetim olarak tanımlanmış; dış denetimin Sayıştay’ca iç denetimin ise iç denetçiler eliyle yürütüleceği hüküm altına alınmıştır. Kanunun 63. maddesinde: İç denetim, kamu idaresinin çalışmalarına değer katmak ve geliştirmek için kaynakların ekonomiklik, etkililik ve verimlilik esaslarına göre yönetilip yönetilmediğini değerlendirmek ve rehberlik yapmak amacıyla yapılan bağımsız, nesnel güvence sağlama ve danışmanlık faaliyeti olarak tanımlanmıştır. İç Denetçilerin Çalışma Usul ve Esasları Hakkındaki Yönetmelik’in 8. maddesinde İç Denetimin; uygunluk denetimi, performans denetimi, mali denetim, bilgi teknolojileri denetimi ve sistem denetimini kapsadığı belirtilmiştir.
Ayrıntılar için tıklayınız

Maliye Bakanlığı Gelirler Başkontrolörü Altar Ömer ARPACI - SPORDA SPONSORLUĞUN VERGİSEL BOYUTU
Sporun teşviğine ilişkin çeşitli düzenlemeler olduğu gibi vergisel teşvik düzenlemeleri de mevcuttur. Sportif faaliyetlerin ve sporcuların kaynak sorunlarının çözülmesi ve desteklenmesi amacıyla yapılan düzenlemelerine ilişkin 5105 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 13.03.2004 tarih ve 25401 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmak suretiyle yürürlüğe girmiştir.
5105 sayılı Kanun öncesi uygulamada 3289 sayılı Kanun’un 4644 sayılı Kanun ile değişik Ek 3. maddesinde Genel Müdürlüğün gençlik spor hizmet ve faaliyetlerini desteklemek amacıyla özel ve tüzel kişilere sponsorluk yapabileceği, sponsorların uluslararası resmi spor organizasyonları ile Genel Müdürlükçe uygun görülen spor tesisleri için yapacakları ayni ve/veya nakdi harcamaların 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’na göre gider sayılacağı belirtilmişti.

Ayrıntılar için tıklayınız

Dr. Fatih SARAÇOĞLU - MOBİL İLETİŞİM ÜZERİNDEKİ VERGİ YÜKÜNÜN ANALİZİ VE YARATTIĞI SORUNLAR
Mobil iletişim; iletişim sistemleri içinde en yeni, gelişmiş ve popüler olanıdır. Güvenli ve kaliteli hizmet sunumu tüketicileri mobil telefonların kullanımına itmektedir. Bunun yanında iletişimi kolaylaştırmakta ve mesafeleri en aza indirmektedir. Haberleşme alanında insanlara kolaylıklar sağlamakta, Dünya üzerinde bir dolaşım ve seyahat serbestliği ile mekân özgürlüğü tanımaktadır . Dünyada bilgisayar kullanan ve seyahat eden nüfusun hızla artması ile mesleki ve kişisel yaşam arasındaki çizginin belirginsizleşmesi (home Office) ile mobil haberleşme modern hayatın vazgeçilmez bir parçası olmuştur
Ayrıntılar için tıklayınız

Edirne Defterdarı Mustafa CEYLAN - YENİ MALİ YÖNETİM VE KONTROL SİSTEMİNDE İÇ KONTROL VE BİR UNSURU OLARAK ÖN MALİ KONTROLÜN TAŞRADAKİ SORUNLARI
Kamu mali yönetim sistemimiz 1927 yılında çıkarılan 1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanunuyla düzenlenmiş, söz konusu kanun az sayıda değişiklikle, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu yürürlüğe girene kadar, kamu mali yönetimini düzenleyen temel kanun olma niteliğini sürdürmüştür. 1050 sayılı kanunun günümüz koşullarında ihtiyaca cevap vermediği kabul edilerek; kalkınma planları ve programda yer alan politika ve hedefler doğrultusunda kamu kaynaklarının etkili,ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve kullanılmasını, hesap verilebilirliği ve mali saydamlığı sağlamak üzere kamu mali yönetiminin yapısını ve işleyişini, kamu bütçelerinin hazırlanmasını, uygulanmasını, tüm mali işlemlerin muhasebeleştirilmesini, raporlanmasını ve mali kontrolü düzenlenmek amacı ile 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu 01.01.2006 tarihinde yürürlüğe konulmuştur.
Ayrıntılar için tıklayınız


Muhasebat Kontrolörü Abdullah KOÇ - ÖZEL UZMANLIK SİSTEMİNE ELEŞTİREL BİR BAKIŞ
Bilindiği üzere, son dönemlerde Maliye Bakanlığı yeni oluşumlar içerisindedir. Bunun ilk ayağı Gelirler Genel Müdürlüğünün ayrı bir Başkanlık şeklinde örgütlenmesidir. Daha sonraki aşamada ise Bakanlık içerisinde ve Gelir İdaresi Başkanlığında yapılan özel sınavlarla, son üç yıl içerisinde olumlu sicil alan personelin muhasebe, milli emlak ve gelir uzmanı olarak atanmasına Muhasebe, Milli Emlak ve Gelir Uzmanlığı Görev, Çalışma ve Atama Yönetmeliklerinde yapılan yönelik Yönetmeliklerde yapılan değişikliklerle imkan verilmiştir. Bu amaçla ilk etapta 750 adet Muhasebe Uzmanı, 600 adet Milli Emlak Uzmanı ve 2500 adet Gelir Uzmanın yapılacak sınavlarla kurum içinden alınması amaçlanmıştır. Yapılan özel uzmanlık sınavları sonuçlandırılmış ve sınavlarda başarı gösterenlerin atamaları yapılmaya başlanmıştır.
Ayrıntılar için tıklayınız


Muhasebat Kontrolörü Erkan KARAARSLAN - TEK HAZİNE HESABI SİSTEMİ NİÇİN DEĞİŞTİRİLMEMELİ YA DA TEK HAZİNE HESABI SİSTEMİNİN BENZERİ BİR ÖDEME SİSTEMİ NİÇİN KURULMALI
Tek hazine hesabı sisteminin esası, sistem kapsamına alınan muhasebe birimlerinin yapacakları ödeme ve tahsilat işlemleri sonunda ortaya çıkacak nakit fazlası veya nakit ihtiyacının bankalar tarafından kendiliğinden merkeze hesaben mal edilmesini sağlamaktır. Sisteme dahil edilen muhasebe birimleri, banka hesaplarında yeterli para olup olmadığını aramaksızın bütün ödemelerini bekletmeden yaparlar. Sistem esas olarak Merkez Bankası ve onun muhabir bankası Ziraat Bankası aracılığıyla yürütülmektedir.
Ayrıntılar için tıklayınız

Muhasebat Kontrolörü Mustafa İNAL - ÖDENEK ÜSTÜ HARCAMA YAPILMASI DURUMUNDA UYGULANA(MAYA)CAK MALİ YAPTIRIM
Bu çalışmada; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa göre, ödenek üstü harcama yapılması durumunda uygulanacak mali yaptırım tartışılacaktır. Öte yandan tartışmada, konunun daha iyi anlaşılabilmesi için soru-cevap yöntemi tercih edilmiştir (!) 5018 sayılı Kanunun amacı nedir? Bu Kanunun amacı, kalkınma planları ve programlarda yer alan politika ve hedefler doğrultusunda kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve kullanılmasını, hesap verebilirliği ve mali saydamlığı sağlamak üzere, kamu mali yönetiminin yapısını ve işleyişini, kamu bütçelerinin hazırlanmasını, uygulanmasını, tüm mali işlemlerin muhasebeleştirilmesini, raporlanmasını ve mali kontrolü düzenlemektir.
Ayrıntılar için tıklayınız


Muhasebat Kontrolörü Kadir CABUR - YAKLAŞIK MALİYETİ YANLIŞ TESPİT EDİLEN İHALELERDE HATALI İŞLEMİN SÖZLEŞME İMZALANDIKTAN SONRA ANLAŞILMASI HALİNDE YÜKLENİCİ FİRMANIN DURUMU
Günümüzde devletin görev ve sorumluluk alanları yapısal dönüşüme uğramış, bir yandan devletin ekonomideki doğrudan ağırlığı azalırken diğer yandan sosyal devlet anlayışındaki gelişmeler doğrultusunda devletten beklenen görevlerde artış olmuştur. Buna paralel olarak devletin ekonomideki dolaylı ağırlığı da artmıştır. Bilindiği üzere devletin üstlendiği görevleri yerine getirirken ihtiyaç duyduğu mal ve hizmet alımlarını 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu düzenlemektedir. Kamu İhale Kanunu hükümleri doğrultusunda mal ve hizmetler temin edilirken bazen sıkıntılar yaşanmakta, Kanun...
Ayrıntılar için tıklayınız


İç Denetçi Taner ERASLAN  - BELEDİYE MALVARLIĞI HACZEDİLEBİLİR Mİ?
Doktrinde haciz işlemi, takip prosedüründe takibin kesinleşmesinden sonra, satıştan önceki aşamayı ifade eden ve satış talep etme imkanı veren işlem olarak tanımlanmaktadır.[1] Alacaklı bu yolla, borçlunun malvarlığına hukuken el koymaktadır. Ancak, borçlu bir kamu idaresi ise, haczin yapılması kamu yararını zedeleyecek, yapılmaması kişi hakkını kullanılamaz hale getirecektir. Bir Anayasa Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere[2]; “İnsanı öne çıkaran çağdaş demokrasilerde, kamu yararı gerekçesiyle de olsa kişi haklarını tümüyle kullanılamaz hale getirebilecek düzenlemelere izin verilmemekte, bu konuda adil bir denge kurulmasına özen gösterilmektedir” denilerek, kamunun borcuna sadık olmaması durumunda takibin yapılmasındaki güçlük anlatılmaktadır.
Ayrıntılar için tıklayınız


Muhasebat Kontrolörü Barış AKAR - SAĞLIK UYGULAMA TEBLİĞİ İLE GETİRİLEN DEĞİŞİKLİKLER

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanlığının “Emekli ve Malullük Aylığı Bağlanmış Olanlara, Bunların Kanunen Bakmakla Yükümlü Bulundukları Aile Fertleri, Dul ve Yetim Aylığı Alanların Muayene ile Tedavileri Hakkında Yönetmelik” te yaptığı değişiklik, 25.05.2007 tarih ve 26532 sayılı Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yönetmelik uyarınca, sağlık yardımı SGK tarafından karşılanan kişilerin sağlık kurum ve kuruluşlarında yapılan tedavilerine ait ücretler ile tedavi yardımlarının verilmesine ilişkin usul ve esaslar SGK Sağlık Uygulama Tebliği ile belirlenecek...
Ayrıntılar için tıklayınız


Muhasebat Genel Müdürlüğü Şube Müdürü Ramazan YILMAZER - TAŞINIR MAL YÖNETMELİĞİ VE UYGULAMADA KARŞILAŞILAN SORUNLAR
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun 44’üncü maddesi hükmü gereğince Maliye Bakanlığınca hazırlanan Taşınır Mal Yönetmeliği, 2006/11545 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 18.1.2007 tarihli 26407 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulmuştur.
Bu yazımızda, taşınır mallara ilişkin olarak kamu idarelerine kanunla verilen görev ve sorumluluklar, Taşınır Mal Yönetmeliğinin getirdiği yeni esaslar, taşınır işlemlerinde görevli ve sorumlu olan kamu görevlileri, kayda esas belge ve değerin ne olacağı, taşınır mal yönetim hesabının verilmesi ve mal kesin hesabı hakkında açıklamalarda bulunulacak, ayrıca, Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasında karşılaşılan sorunlar üzerinde durulacaktır.
Ayrıntılar için tıklayınız


Muhasebat Başkontrolörü Yusuf PARMAKSIZOĞLU - SİSTEMİ BOZMAK
Kamu hukukunda personel aylıklarında kullanılan kavramlardan iki tanesi “devlet memuru aylığı” ve “en yüksek devlet memuru aylığı”dır. Bu kavramlar özellikle memur aylıkların hesaplanmasında önem arz etmektedir. Bu kavramlara 2006 yılı Temmuz ayında yapılan mevzuat değişikliği ile “kıstas aylık” kavramı eklenmiştir. Ancak, bu kavram uygulamada “yeni bir açılım” değil, kamu personelinin zaten bozuk olan maaş dengesini daha da bozan bir kavram olarak dikkatimizi çekmektedir.
İşte, bu yazıda, kamu personelinin özlük haklarında “ikilik” yaratan kamu personelinden bazı kesimlere yapılan iyileştirmeler tartışılacaktır.
Ayrıntılar için tıklayınız


Muhasebat Kontrolörü Mehmet KOÇDEMİR - DENETİM ÜZERİNE KAVRAM KARGAŞALARI: ÜLKE ÖRNEKLERİ

Denetim her yerde denetimdir diyerek mi başlasak yoksa, teftiş, denetim, iç denetim, soruşturma, inceleme, araştırma, gözetim nedir diye mi başlasak, hangisi hangimizi tatmin eder bu bile karışık. Bir başka mesele de bu faaliyetler birer fonksiyon mudur yoksa bir kadronun gereği midir? Ya da Avrupa Birliği uygulamaları ve yeni yaklaşımlara uyar denen noktalarda, hayır uymaz olarak alınan cevaplar ne kadar yerindedir? Aşağıda bazı ülke örnekleri ve uygulamalarından söz ederek bu karmaşayı biraz olsun daha anlaşılır noktaya taşımaya çalışacağız. Tabi bunu yaparken çok iddialı olarak dünya uygulamalarının tamamını kavrayacak bir yaklaşım içinde olmayacağız. Amacımız okuyucuya çeşitli ülke örneklerinden uygulamalar sergileyerek bu konuda yeni ışıklar sunabilmektir.
Ayrıntılar için tıklayınız


Hüseyin ARICI, Sayıştay üyesi - 5018 SAYILI KAMU MALİ YÖNETİM VE KONTROL KANUNUNDA MADDİ HATA
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 61 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile muhasebe yetkililerinin ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde yapacağı kontroller arasında yer alan ve muhasebe yetkilisinin idari, mali ve cezai sorumluluğunu gerektiren, “maddi hata” hususu tartışılmaya devam etmektedir.* Bilindiği üzere, mülga 1050 sayılı Kanunun 81 inci maddesinin (d) bendinde de aynı görev ve sorumluluk saymanlara yüklenilmiş idi.
Ayrıntılar için tıklayınız


Yrd. Doç. Dr. Fatih SARAÇOĞLU -
KURUMLAŞMA AÇISINDAN VERGİ DÜZENLEMELERİNDEN KAYNAKLANAN SORUNLAR
Kurumlaşmanın teşvik edilmesi ve işletmelerin belirli hukuki statülere yönlendirilebilmesi amacıyla sistemde yer verilen vergi ayrıcalıkları çeşitli sorunları da beraberinde getirmektedir. Bu açıdan belirli işletme türlerindeki yoğunlaşmalar, işletmelerin kayıt dışına kaydırılması, tüzel kişilik perdesine sığınılması, çifte vergilendirme, verginin yansıtılabilirliği ve verginin yönlendirdiği birleşmeler dikkat çekmektedir.
Ayrıntılar için tıklayınız


Araştırma Görevlisi Cem Barlas ARSLAN -
YOLSUZLUĞUN NEDENLERİ VE ETKİLERİ
Yolsuzluklar tüm dünyanın, özellikle de az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin temel problemleri arasında yer almaktadır. Son dönemlerde küresel bir sorun haline gelen yolsuzluklar; yönetimde, ekonomide, kalkınmada, kültürel ve sosyal yapıda ciddi boyutta bozulmaya sebep olmaktadır. Yolsuzlukların çok çeşitli nedenleri olmakla birlikte ülkelerin siyasal, sosyal ve ekonomik yapıları yolsuzluk olaylarını ortaya çıkarmaktadır.
Ayrıntılar için tıklayınız


Muhasebat Kontrolörü Erkan KARAARSLAN - DÖNEM SONU İŞLEMLERİ ÖNCESİNDE YAPILMASI GEREKEN İŞLEMLER
Muhasebenin süreklilik ilkesi gereği kamu idarelerinin faaliyetleri, herhangi bir zaman sınırlamasına tabi olmaksızın sürdürülür. Sınırsız kabul edilen kamu idarelerinin ömrü, faaliyetlerin sonuçlarının görülebilmesi bakımından çeşitli dönemlere ayrılır. Bu ayrım da Dönemsellik ilkesinin bir gereğidir. Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinde dönemsellik, “Kamu idarelerinin faaliyetleri, belirli dönemlerde raporlanır ve her dönemin faaliyet sonuçları diğer dönemlerden bağımsız olarak saptanır.” şeklinde tanımlanmaktadır.
Ayrıntılar için tıklayınız


Muhasebat Kontrolörü Abdullah KOÇ - ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİ NASIL UYGULANACAK
4 Nisan 2007 tarih ve 26483 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5615 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 2 nci maddesiyle ücretlilere vergi iadesi uygulaması kaldırılmıştır. Yapılan bu düzenleme ile “asgari geçim indirimi” uygulamasına geçilmiştir. Bu çalışmamızda asgari geçim indirimi uygulamasının nasıl yapılacağı, asgari geçim indirimi ile ücretlerde vergi indirimi uygulaması karşılaştırılarak ücretlilere yansımasının nasıl olacağı açıklanacak ve vergi sistemimiz üzerinde doğuracağı olası etkiler değerlendirilecektir.
Ayrıntılar için tıklayınız
 

  MALİ KILAVUZ DERGİSİ

  Adres:    Kazakistan cad. 67. sk 1/ 5 - EMEK / ANKARA
  Tel:        (0 312) 2123993
  Faks:     (0 312) 2123996
  E-Posta: info@malikilavuz.com

 
Tüm Hakları Saklıdır. © 2007. www.malikilavuz.com

Web Tasarım: 
MuhasebeTR.com