Mehmet KOÇDEMİR
  E.Muhasebat Başkontrolörü                           
mkocdemir@muhasebat.gov.tr
 
 
 
Kamusal Hesap Verebilirlik: Kavramsal Çerçeve

 

1.      Giriş

 

 

 

Mark Bovens'e göre hesap verebilirlik kimsenin karşısında duramayacağı altın bir kavramdır. Buna rağmen, hesap verebilirlik konusu üzerine çalışan herhangi birisi kısa zaman içinde onun farklı kişilere farklı şeyler ifade ettiğini de görecektir. Şeffaflık ve güvenilirlikle ilgili bir görüntü taşıması nedeniyle politik söylem ve dokümanlarda kolaylıkla kullanılan, çağrışım uyandıran bir kavramdır hesap verebilirlik. Dahası diğer birçoğunu örten kavramsal bir şemsiye olarak hizmet eder.[1]

 

 

Ülkemizde ise 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile kavramsal olarak mali sistemimizde yerini bulan hesap verebilirlik (hesap verme sorumluluğu), gerek kavramın teorik arka planı konusundaki tartışma ve değerlendirmelerin yetersizliği ve gerekse 5018 sayılı Kanunda yapılan tanımdaki handikaplar nedeniyle muhatapları için bile bazı açılardan belirsizliğini korumaktadır.

 

 

 

Bu çerçevede amacımız; bu handikapların cevaplarını da içerecek şekilde, hesap verme sorumluluğunun teorik arka planı hakkında okuyucuya mali alanın ötesinde genel bir kavramsal çerçeve çizerek, hesap verme sorumluluğu hakkındaki farkındalığa katkı sağlamaktır.

 

2.      5018 Sayılı Kanun'da Hesap Verme Sorumluğu Kavramının Taşıdığı Handikaplar

 

5018 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinde hesap verme sorumluğu; "Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır." şeklinde tanımlanmıştır. Bu tanım ilk tahlilde tutarlı ve anlamlı bir görüntü verse de, kamu yönetimi için doğrudan bir uygulama maddesinden ziyade bir anlayışla ilgili mesaj niteliği taşıyan bu kavramın sağlıklı zemin bulması için bazı handikaplara neden olduğu kanaatindeyiz. Şöyle ki:

 

a)      Hesap verebilirlik kavramı sınırlı bir açıdan gündeme taşınmıştır;  Hesap verebilirlik kavramı yönetim bilimi içerisinde yer alan bir kavram olduğu halde, 5018 sayılı Kanunda yapılan tanım ile sadece kamu mali yönetimini ilgilendiren bir kavrammış gibi algıya neden olunmuştur. Bunun sebeplerinden biri de, bazı ülkelerin aksine ülkemizde kamu yönetimi ile ilgili genel ve temel bir kanunun yasalaşamamış olmasıdır.

 

b)      Kavramın taşıdığı anlamsal güç perdelenmiştir; Bizim de katıldığımız bir görüşe göre, yapılan tanım "herkes herşeyden sorumludur" gibi kaba bir algı yaratmaktadır. Kanaatimiz maddenin lafzında ilgililerin hangi durumda sorumlu kılınacağı konusunda bir değerlendirme yapmaya gerek olmadığıdır. Kimin neden sorumlu olduğu meselesi, Kanunun ilgili maddelerinde, mali sistemdeki aktörler bazında gösterilmektedir. Bu itibarla Kanunun 8 inci maddesinde hesap vermenin önemine vurgu yapan basit ve algı yaratmaya dönük bir tanım verilmiş olması daha faydalı olacak iken bu imkan kullanılamamıştır. Bu çerçevede "Kamu mali yönetiminde hesap verme esastır. Bunu sağlayacak araçlar bu Kanunun ve diğer düzenlemelerin ilgili maddelerinde gösterilmiştir" gibi bir metnin yeterli olacağı düşüncesindeyiz. Böylelikle kavramın şemsiye bir kavram olarak hayat bulması yeni bir felsefe ve anlayışa dikkat çekmesi de sağlanmış olacaktır.

 

c)      Sadece aktörlere dönük vurgu yapılmıştır; Son olarak yapılan tanım ile tamamen aktörlere vurgu yapılırken örgütsel hesap vermenin göz ardı edilmesine sebebiyet verilmiştir.

 

3.      Kavramsal Çerçeve

 

Hesap verme sorumluluğunun Anglo-Norman bir terim olduğu ve kökünü muhasebecilik ve muhasebe kavramlarından aldığını ortaya koyan çalışmalar, ilk olarak XI.yüzyılda İngitere'yi istila eden Normanların, varlık sahiplerinin ellerindeki varlıklara değer biçilerek bunların listelenmesini istemelerini hesap verme ilişkisinin ilk örnekleri olarak göstermektedir.[2]

Konuyu daha gerilere taşıyan değerlendirmeler de yapılmaktadır. Babil Kralı Hammurabi'nin, yaklaşık MÖ. 2000 yılında meşhur Kanununu ilan ederken, kaynakları elinde bulunduranların hesap verebilirliğine özel bir önem verdiği görülmektedir. Bazı çalışmalar ise hesap verebilirlik uygulamalarının, yönetimden sorumlu yetkililerin yılda on kez vatandaş meclisine rapor verdiği Atina Devletinde ortaya çıktığını öne sürmektedirler. Atina Devletinde, yönetimden sorumlu olan yetkililer, eğer meclisten güvenoyu alamazlarsa, diğer bir deyişle açıklamaları uygun bulunmazsa vatandaşların oluşturduğu bir jüri önünde yargılanmaktaydılar.[3]

 

Dar anlamda bakıldığında hesap verme, muhasebe ve raporlama zorunluluklarını (geri bildirimlerini) içeren düzeyde ele alınabileceği gibi geniş anlamda, tüm yönetimsel uygulamaların açıklanmasını ve cevaplanmasını içerir. Yani salt mali alandaki raporlamalarla sınırlı olmayıp, daha geniş anlamda yönetimin tüm faaliyetlerinin açıklanması ile ilgilenmektedir.

Hesap verme çok özet şekilde asil-vekil ilişkisindeki yetki devrine dayandırılabilir. Bu şekliyle hesap verme sorumluluğu, "tevcih edilen sorumluluğa cevap verme yükümlülüğü"[4] şeklinde tanımlanır.

 

Richard Mulgan'a göre hesap verebilirlik her şeyden önce sahiplik ve yasal izin fikrinden çıkmıştır. Bu fikir çerçevesinde düşünüldüğünde, şirketler müşterilerine sağladığı hizmetin performansıyla ilgili memnuniyet noktasında müşteriye hesap verirken, şirketin genel olarak etkililiği yada genel politikaları konusunda müşteriye hesap vermezler. Dolayısıyla özel kurumlar müşterilerine değil, sahiplerine ve hissedarlarına karşı sorumludur ve hesap verirler.[5]

 

Aslında hesap verebilirlik, iyi yönetimin ana özelliklerinden birini gösterir. O da beklentilerin yerine getirilmesi ya da hatalı sonuçlara katlanılması ile ilgili temel zorunluluktur.[6]

 

Hesap verebilirlik, özünde, verilen bir işin veya görevin, gerektiği şekilde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğini sorgulayan bir kavramdır. Bununla birlikte kavramın işlevselliği, hem görevin yerine getirilmesini sağlayacak bir gücün oluşturulmasını hem de ortaya çıkabilecek olumsuz bir tablonun sonuçlarına katlanılmasını gerekli kılmaktadır.[7]

 

Roberto E. GOODIN'e göre hesap verebilirliğin konusu insanların neyin hesabını vereceğine işaret etmektedir. İnsanlar hesap vermeleri istendiğinde ne açıklamak zorundadır? Bu açıklama hangi şartlar altında kabul edilebilir bir açıklama olacaktır? Detaylı bir hesap verebilirlik sistemi içinde, insanlar her çeşit şeyden sorumlu olmalıdır. Ancak, detaydan uzaklaşıldığında insanlar genel olarak üç ayrı şeyin hesabını verebilmelidir; faaliyetlerinin, sonuçlarının, niyetlerinin.[8]

 

4.      Hesap Verebilirlik Çeşitleri

 

Hesap Verebilirlik farklı şekillerde sınıflandırılmıştır. Çoğu defa hesap verme sorumluluğu ile ilgili değerlendirmelerde, neyin hesabının verileceğine dönük olarak, çıktılara odaklanmış mali hesap verebilirlik ve performans hesap verebilirliği yanında, ilişkilere odaklanmış siyasi hesap verebilirlik (parliamentary accountability) ve yönetimsel hesap verebilirlik (managerial accountability) kavramları üzerinde durulmuştur.

 

Romzek ve Dubnick'e göre kamusal hesap verebilirlikle ilgili iki önemli boyuttan bahsedilebilir. Bunlar kontrolün kaynağı ve derecesidir. Bu iki boyut arasındaki karşılıklı ilişkiler de dört çeşit hesap verme sisteminin oluşmasını sağlar. Bunlar;

  • Bürokratik hesap verebilirlik,
  • Yasal hesap verebilirlik,
  • Mesleki (profesyonel) hesap verebilirlik,
  • Politik hesap verebilirliktir.[9]

 

Kurumsal Kontrolün Kaynağı

Kurumsal Faaliyetler Üzerindeki Kontrolün Derecesi

 

İçsel

Dışsal

Yüksek

Bürokratik

Yasal

Alçak

Mesleki (Profesyonel)

Politik

Tablo: Barbara S.Romzek, Melvin J. Dubnick, Accountability in the Public Sector:Lessons from the Challenger Tragedy, sayfa: 229

 

Bürokratik hesap verebilirlik, üst ve alt hiyerarşi arasında organize edilmiş ve yasal ilişkilerin varlığı ve yakın gözetim ya da standart faaliyetler üzerinde vekalet sistemi ya da açık tanımlanmış kural ve düzenlemeleri içerir. Bürokratik hesap verebilirlikte ilişki hiyerarşiktir ve yetki devri ile altın üst tarafından ödüllendirilmesi ya da cezalandırılmasına dayanır.

 

Yasal hesap verebilirlik, kurum dışından kontrol eden tarafla organizasyonun üyeleri arasındaki ilişkiye dayanır. Bu ilişki kontrol eden ve kontrol edilen arasındaki ilişki olup, bu açıdan da bürokratik hesap verebilirlikte yer alan amir (gözeten)-alt (uygulayan, alt düzeydeki görevliler)  ilişkisinden farklıdır. Yasal hesap verebilirlikte ilişki iki bağımsız taraf arasındadır. Burada kurum dışından kontrol faaliyeti gerçekleştiren taraf alelade bir taraf olmayıp, kamu idareleri tarafından uymak zorunda olduğu kanun ve zorunlu diğer düzenlemeleri yapma yetkisine haizdir yani yasa koyucudur. Dolayısıyla kamu idareleri uygulayıcı rolünü üstlenmiş iken dış taraf da kanun koyucudur.

 

Mesleki (profesyonel) hesap verebilirlik ise daha yüksek oranda yönetimlerin teknik olarak zor ve karmaşık problemlerle ilgilendikleri durumlarda söz konusu olur. Mesleki (profesyonel) hesap verebilirlik (bir doltorun mesleki standartlarına uyması gibi), iş yapma konusunda uzmanlığa ve özel kabiliyete sahip olan çalışanların elindeki kurumsal faaliyetler üzerine kontrolün yerleştirilmesi ile karakterize edilir. Burada anahtar, kurum içindeki uzmanlığa olan saygı ve riayettir. Bürokratik hesap verebilirlik sisteminde temel ilişki üst ve ast arasındaki gözetime dayanırken, Mesleki (profesyonel) hesap verebilirlikte ilişki, bir mesleğin yabancısı konumundaki kurum yöneticisi ile uzmanlık gerektiren önemli kararları veren çalışanlar arasındadır.

 

Nasıl mesleki uzmanlığa olan saygı ve riayet mesleki (profesyonel) hesap verebilirliği karakterize ediyorsa, çabuk cevap verme yeteneği de politik hesap verebilirliği karakterize etmektedir.  Bu hesap verme ilişkisinde kamu idaresinin açıklama yapacağı tarafa bakmaksızın idarenin politika öncelikleri ve program ihtiyaçları hakkında açıklayıcı olması beklenir.

 

Burada ilişkilerin tarafları ve niteliği aşağıdaki şekilde özetlenebilir.

 

Hesap Verme Siteminin Çeşidi

Karşılıklı İlişki

(Kontrol Eden-Vekil)

Temel İlişki

Bürokratik hesap verebilirlik

Üst (amir)/Ast (vekil)

Gözetim

Yasal hesap verebilirlik

Kanun koyucu  / Kanun uygulayıcı

(Esas/temsilci)

Vekil

Mesleki (profesyonel) hesap verebilirlik

Uzman olmayan / Uzman (Doktorluk mesleği gibi.)

Uzmanlığa saygı ve riayet

Politik hesap verebilirlik

Seçmen/Temsilci

Seçmene hızlı cevap

Tablo: The Romzek-Dubnick Accountability Typology[10]

 

Mark Bovens ise daha ayrıntılı bir sınıflandırmaya gitmiştir. Birincisi, kime hesap verilecektir. Bu aktörlerin hesap verme durumunda olduğu ortama (forum) dönük bir sınıflandırmaya işaret etmektedir. İkinci soru kimin hesap vereceğidir. Bu kamu organizasyonları bağlamında değerlendirildiğinde daha karmaşık bir konudur. Üçüncü soru neyin hesabının verileceği ile ilgilidir. Bu da bilgisi sağlanacak olan faaliyetle ilgilidir. Son soru ise aktörlerin neden bir zorlama hissettiğidir. Bu da aktörle ortam (forum) arasındaki ilişkinin doğası ile ilgilidir.

 

Bovens bu bağlamda hesap verebilirliği aşağıdaki çerçevede sınıflandırır.[11]

  • Ortamın (forum) Doğasına Dayanan Sınıflandırma (Kime?)
    • Siyasi Hesap Verebilirlik
    • Yasal Hesap Verebilirlik
    • Yönetsel Hesap Verebilirlik
    • Profesyonel (mesleki) Hesap Verebilirlik
    • Toplumsal Hesap Verebilirlik
  • Aktörlerin Doğasına Dayanan Sınıflandırma (Kim?)
    • Örgütsel (Birleşik, ortak) Hesap Verebilirlik
    • Hiyerarşik Hesap Verebilirlik
    • Kollektif Hesap Verebilirlik
    • Bireysel Hesap Verebilirlik
  • Faaliyetin Doğasına Dayanan Sınıflandırma (Ne için?)
    • Mali Hesap Verebilirlik
    • Prosedürel Hesap Verebilirlik
    • Çıktı (Product) Hesap Verebilirliği
  • Zorunluluğun Doğasına Dayanan Sınıflandırma
    • Dikey Hesap Verebilirlik
    • Yatay Hesap Verebilirlik
    • Çapraz Hesap Verebilirlik

 

5.      Yeni Kamu Yönetimi ve Hesap Verebilirlik

 

Yönetimsel bir kavram olarak hesap verebilirlik, genelde yönetim, özelde de kamu yönetimi alanındaki yeni yaklaşımlara parallel olarak sürekli gelişim içindedir.

 

İngiltere'de Thatcher ve Amerika'da Reagan ile ortaya çıkan yeni kamu yönetimi yaklaşımı, Dünya Bankasının ve IMF'nin yapısal programları ile birlikte dünya çapında yaygınlık bulmuştur.

 

Öncelik olarak ekonomik verimlilik ve bütçe kontrolünü reform olarak ortaya koyan yeni kamu yönetiminde temel amaçlar;

  • Kamu yönetiminin vatandaşlara dönük hızlı cevap verme fonksiyonunun genişletilmesi,
  • Nadir kamu kaynaklarının etkililiğinin arttırılması,
  • Karar mekanizmalarının seçmenlere daha yakın bir noktaya taşınmasıdır.[12]

 

Yeni kamu yönetiminin ortaya çıkışının temelinde 1980'li ve 1990'lı yıllardaki kamu yönetiminin içsel ve dışsal birtakım sorunlara ve değişimlere cevap verememesi yer almaktadır. Klasik kamu yönetiminin; zaman içinde rasyonellik ve etkinlik niteliğinden sıyrılarak yoğun kurallara dayalı, merkezi, katı, ağır bir yapı ve işleyiş kazanması, sorunları çözmekte ve değişime uyum sağlamakta yetersiz kalmasıyla sonuçlanmıştır. Bu durum ise kamu yönetiminde yeni birtakım arayışlara yol açmıştır.[13]

 

Yeni kamu yönetim modeli birkaç açıdan geleneksel yönetim yapısından farklılıklar gösterir. En başta, satın alma ve personel bakımından sözleşmecilik, mali ve yönetsel sorumluluklarda yetki devri, hem ulusal hem de küresel ölçekte rekabetçilik, süreçten ziyade çıktılara odaklanmış hesap verebilirlik ve tüketici tercihlerindeki yükseliştir.[14]

 

Eryılmaz ve Biricikoğlu'na göre Yeni Yönetim Anlayışı'nın temelde iki ana konuya odaklandığı söylenebilir. Birincisi, kamu hizmetini geliştirmeye yönelik düşünce ve uygulamaları kapsar. Kamu hizmetlerinde etkinlik, verimlilik, tutumluluk ve kalite gibi kavramlar, bu hizmet odaklı reformları anlatmakta kullanılan anahtar terimlerdir. İkincisi ise kamu yönetiminin sosyal sorumluluğuna ilişkindir. Yeni Yönetim Anlayışı, kamu yönetiminin geleneksel sorumluluk mekanizmalarının yetersizliğinden hareketle, yönetişim, hesap verebilirlik, saydamlık, vatandaş memnuniyeti gibi kavramları esas alarak yeni bir bakış açısının önemini vurgular. Yeni Yönetim Anlayışı çerçevesinde yapılan kamu yönetimi reformları, geleneksel yönetim düşüncesi ve uygulamasındaki hesap verebilirlik anlayışında ve pratiğinde köklü değişiklikler yapmış ve yeni hesap verebilirlik mekanizmaları ortaya koymuştur.[15]

 

6.      Bir Hesap Verme İlişki Örneği: Siyasi ve Bürokratik Hesap Verebilirlik ve Araçları

 

Kamu parasının asıl sahibi olan halkın finance ettiği kamu hizmetlerinin hangi ölçüde gerçekleştirildiği konusunda parayı sağlayan halka açıklama yapılması bir gerekliliktir.

 

Sistem temel olarak asil-vekil ilişkisi üzerine kurulmuştur. Halk-Meclisler-Hükümet-Bürokrasi yönünde yetki devirleri, ters yönde de hesap verilmesini gerektirir. Kuramsal olarak, ilişkide baştan kararlaştırılan yetki devri sınırları ve hedefler doğrultusunda, uygulayıcının faaliyetleri ile belli bir çıktıya yani performansa ulaşılmaya çalışılır. Son olarak da hedeflere ulaşıldığında ödül, aksi durumda ise yaptırımla karşılaşılacaktır.

 

                       

 

Burada asil durumundaki halk, vekili olan milletvekillerine yani parlamentoya yetkilerini devretmektedir. Parlamento da bu yetkileri nasıl kullandığı  konusunda son tahlilde halka dönerek bunun hesabını verecektir. Bu ilişki temeli yetki devri kurumuna dayanır. Halk- parlamento (meclis)-hükümet (Başbakan, bakanlar kurulu, bakan)-bürokrasi zincirindeki hesap vermenin temelinde de yetki devri ve bu yetkiye ilişkin gerçekleşmelerin hesabının verilmesi vardır.

 

Hesap verme ilişkileri bağlamında uluslar arası sistemlerde, aktörlerin yetkilerini devretmesi ve yetkiyi devralanların da hesap vermelerini sağlayan bazı araçlar mevcuttur. Ülkemizde de Anayasal hükümler, yerel yönetim, personel yönetimi, mali yönetim ve dış denetim, etik alana ait düzenlemeler, ombudsmanlık düzenlemeleri gibi birçok düzenleme içeriğine hesap vermeye hizmet edecek sistemler ve araçlar dahil edilmiştir ve edilmektedir. Bu bağlamda aşağıda gerek ulusal, gerekse uluslararası iyi uygulama olan araçlara örnekler oluşturulmaya çalışılmıştır.

 

 

           

 

Kuşkusuz hesap verme sorumluluğu ve çevresinde yürütülen uygulamaları dinamik bir süreç olarak değerlendirmek gerekir. Bu itibarla genel anlamda ortaya konan araçların, ilişkilerin yapısına, ihtiyaca ve ülke uygulamasına göre değişim göstereceğini de bilmek gerekir.

 

7.      Sonuç

 

Bu gün hesap verebilirlik bağlamında yeni kamu yönetim modelinden ziyade geleneksel modeli savunanlar da vardır. Onlara göre sonuçlar (çıktılar) konusunda daha az özgürlük ve hesap verebilirlik fakat kuralların izlenmesi konusunda daha çok sorumluk içeren geleneksel bürokratik model daha başarılı ve sağlam bir kamu yönetim modelidir. Bu bağlamda yeni kamu yönetiminin daha yüksek performansı arzularken, siyasi sorumluluk ve hesap verebilirliği ihmal ettiği düşünülmektedir.[16]

 

Ancak değişimden de uzak durmak mümkün değildir ve eksiklikler, ileri olandan uzak durmayı değil, düzeltme ve sürekli gelişme arzusunu teşvik etmelidir.

 

Hesap verebilirlik, yönetişim, saydamlık, kontrol, sorumluluk, cevap verebilirlik, etik, iletişim, ombudsmanlık gibi birçok kavramla ilişkilidir. Bu bağlamda bu kavramların ortaya koyduğu atmosferdeki müspet gelişmeler hesap vermeninin de gelişmesini sağlayacaktır.

 

Bir çok alanda olduğu gibi hesap verme sorumluluğu bağlamında da öncelikli mesele "farkındalık" tır. Halkın, parlamentonun, bakanların, üst yöneticilerin ilgisi sağlıklı bir kamusal hesap verebilirliğin düzeyini belirleyecektir

 

Öte yandan sağlıklı bir hesap verme sistemi için kamu yönetiminin destekleyici araçlara halen ihtiyacı vardır. İyi şekilde işleyen performans esaslı bütçe, performansı destekleyen personel yönetimi, bazı ülke örneklerinde olduğu gibi Meclislerde kamu hesaplarının tartışıldığı "Kamu Hesapları Komisyonu" halen kamunun ihtiyaçları olarak ortadadır.

 

Sonuç olarak önemli olan tatbikattır. Bu bakımdan Halk-Meclisler-Siyasi Yönetim-İdari Yönetim dizisindeki farkındalığın arttırılması hatta mali sistemden de önce kamu yönetim sisteminin gelişimi için bütüncül bir yaklaşım geliştirmek gerekir.

 

KAYNAKLAR

 

Bilal Eryılmaz, Hale Biricikoğlu, Kamu Yönetiminde Hesap Verebilirlik ve Etik, İş Ahlakı Dergisi, Mayıs 2011, Cilt:4, Sayı:7

Barbara S.Romzek, Melvin J. Dubnick, Accountability in the Public Sector:Lessons from the Challenger Tragedy, University of Kansas

Jennifer Curtin, New Public Management Meets Civic Discontent? The Australian Public Service in 1999, University of Canberra, 2000

Hallie Eakin, Siri Eriksen, Per-Ove Eikeland, Cecilie Oyen, Public Sector Reform and Governance for Adaptation:Implicastion of New Public Management for Adaptive Capacity, 2011

İsmail CİĞERCİ, Kamu Mali Yönetiminde Hesap Verme Sorumluluğu ve İç Denetim, Yüksek Lisans Tezi,

İzak ATİYAS, Şerif SAYIN, Siyasi Sorumluluk, Yönetsel Sorumluluk ve Bütçe Sistemi: Bir Yeniden Yapılanma Önerisine Doğru, 1997, TESEV Yayınları:4

Kamu Kesiminde Hesap Verme Sorumluluğu Uygulamalarının Modernizasyonu, Araştırma ve Tasnif Grubu, Çeviren:M.Hakan ÖZBARAN, 31 Ocak 2001, Sayıştay Yayınları

Mark Bovens , Thomas Schillemans anda Paul't Hart, Does Public Accountability Work? An Assessment Tool

Mark Bovens, Analysing and Assesing Public Accountability. A Conceptual Framework, European Governance Papers, No.C-06-0, 12006

Murat Yıldırım, Kamu Yönetiminde Hesap Verebilirlik ve Şeffaflık (1980 sonrası Türkiye Örneği)

Pan Suk Kim,Yonsei University, Korea, Enhancing Public Accountability for Developing Countries: Major Constraints and Strategies, The Australian Journal of Public Administration, vol. 68, no. S1

Roberto E. GOODIN, Democratic Accountability: The Distinctiveness of the Third Sector, European Journal of Sociology / Volume 44 / Issue 03 / December 2003, pp 359 396

Tom Christensen and Per Laegreid, New Public Management: Puzzles of  Democracy and the Influence of Citizens, The Journal of Political Philosophy, 1 Eylül 2002

  


[1] Mark Bovens , Thomas Schillemans anda Paul't Hart, Does Public Accountability Work? An Assessment Tool,  sayfa; 225-226

[2] Ayrıntılı bilgi için; Mark Bovens, Analysing and Assesing Public Accountability. A Conceptual Framework, European Governance Papers, No.C-06-0, 12006, sayfa;6-7

[3] İsmail CİĞERCİ, Kamu Mali Yönetiminde Hesap Verme Sorumluluğu ve İç Denetim, Yüksek Lisans Tezi, Say.22

[4] Kamu Kesiminde Hesap Verme Sorumluluğu Uygulamalarının Modernizasyonu, Araştırma ve Tasnif Grubu, Çeviren:M.Hakan ÖZBARAN, 31 Ocak 2001, Sayıştay yayınları,Say.3

[5] Richard Mulgan, The Processes of Public Accountability, Public Policy Program, ANU, Sayfa; 30

[6] Pan Suk Kim,Yonsei University, Korea, Enhancing Public Accountability for Developing Countries: Major Constraints and Strategies, The Australian Journal of Public Administration, vol. 68, no. S1

[7] Murat Yıldırım, Kamu Yönetiminde Hesap Verebilirlik ve Şeffaflık (1980 sonrası Türkiye Örneği), sayfa 5

[8] Roberto E. GOODIN, Democratic Accountability: The Distinctiveness of the Third Sector, European Journal of Sociology / Volume 44 / Issue 03 / December 2003, pp 359 396 sayfa: 364

[9] Barbara S.Romzek, Melvin J. Dubnick, Accountability in the Public Sector:Lessons from the Challenger Tragedy, University of Kansas, sayfa: 229.

[10] Accountability in the Public Sector:Lessons from the Challenger Tragedy, Barbara S.Romzek, Melvin J. Dubnick, University of Kansas, sayfa: 229.

[11] European Governance Papers, No.C-06-01, Mark Bovens Analysing and Assesing Public Accountability. A Conceptual Framework, 2006, Sayfa: 15-22

[12] Hallie Eakin, Siri Eriksen, Per-Ove Eikeland, Cecilie Oyen, Public Sector Reform and Governance for Adaptation:Implicastion of New Public Management for Adaptive Capacity, 2011, sayfa; 340

[13] Murat Yıldırım, Kamu Yönetiminde Hesap Verebilirlik ve Şeffaflık (1980 sonrası Türkiye Örneği), ,sayfa 33

[14] New Public Management Meets Civic Discontent? The Australian Public Service in 1999, Jennifer Curtin, University of Canberra, 2000, sayfa;116

[15] Bilal Eryılmaz, Hale Biricikoğlu, Kamu Yönetiminde Hesap Verebilirlik ve Etik, İş Ahlakı Dergisi, Mayıs 2011, Cilt:4, Sayı:7, Sayfa: 20

[16] Tom Christensen and Per Laegreid, New Public Management: Puzzles of  Democracy and the Influence of Citizens, The Journal of Political Philosophy, 1 Eylül 2002, sayfa; 288

SIR TASARIM
RSS
Cheap Jerseys Authenic Jerseys Authenic Jerseys Football Jerseys Football Jerseys Hockey Jerseys Hockey Jerseys